Tuzla’da Okan Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından yapılan 250 yataklı hastanenin açıldı. İçmeler Mahallesi’nde İdris Güllüce Kültür Merkezi’nin yanında yapılan Okan Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nin açılışını Başbakan Binali Yıldırım yaptı.

Okan Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nin açılışına Başbakan Binali Yıldırım’ın yanı sıra; Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş, AK Parti Milletvekilleri,eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz, Tuzla Kaymakamı Ali Rıza Çalışır, Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, AK Parti Tuzla İlçe Başkanı Sebahattin Demirci, AK Parti Tuzla İlçe Kadın Kolları Başkanı Derya Bacacı, Tuzla Belediye Başkan Yardımcıları Ahmet Çabuk ve Serhan Kural, Tuzla Belediye Meclis Üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.

Okan Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nin açılışında bir konuşma yapan Başbakan Binali Yıldırım, “ Bugün açılışını gerçekleştireceğimiz 250 yataklı hastane çok modern. 10 tane ameliyathane, 40-50 tane yoğun bakım ünitesi var. Mahal olarak, yer olarak çok kritik bir konumda. Tuzla ilçemizin kalbinde. Tuzla, Anadolu’nun açılan kapısıdır. Tersaneciliğin, sanayiciliğin, hayatın birçok alanında çok yoğun yerleşim olduğu önemli bir ilçemizdir. Tuzla'nın benim için ayrı bir önemi var. Bu ilçede çok fazla hemşerim oturuyor. Ben ilk adaylığımda kampanyayı burada yaptım. İlk seçim sonuçlarını da seçim irtibat bürosunda, Şadi başkanla takip ettik. Dolayısıyla bu ilçenin karış karış her tarafını dolaştım, bilirim. Evim de burada, burada da oturuyorum. Şurada hemen alt tarafında. Hastanemizin iş meslek hastalıkları vesaire gibi birçok donanımı var. Sağlık en büyük zenginlik diye hep söyleriz. Ancak bunun gereğini yaparsak zenginlik olur. Gereğini yapamazsak ıstırap olmaya devam eder. Sağlıkta şimdi yeni atılımımızı, sağlıkta dönüşüm programını tamamladık. Birçok ilde birinci kademe sağlık tesisleri, ikinci kademe sağlık tesisleri, ilçelere varıncaya kadar her yerde tesislerimizi yaptık. 20 binin üzerinde aile hekimimiz var. Bu alışkanlığı oturtmak için az uğraşmadık. Türk insanının özelliği koruyucu sağlık hizmetine pek itibar etmiyor. Bekliyor, son dakikaya kadar artık dönülemez bir noktaya gelince hastaneye gidiyor. Halbuki aile hekimliği 1, 2, 3. kademe sağlık hizmetlerinin amacı sağlığın korunması, takibinin yapılması, diğer yandan hastanelerin gereksiz yere meşgul edilmemesi. 22 bin aile hekimimiz var. Aile hekimi alışkanlığını oturtmak için az uğraşmadık. Türk insanının özelliği yani koruyucu sağlık hizmetine pek itibar etmiyor. Son dakikaya kadar bekliyor. Dönülemez bir noktaya gelince hastaneye gidiyor. Halbuki aile hekimliğinin amacı sağlığın korunması, takibinin belirli bir düzen içinde yapılması, diğer yandan hastanelerin gereksiz yere meşgul edilmemesi. Bu 14 yılda bin 900 tane birinci kademe sağlık tesisi inşa ettik. Sağlık tesislerinde çalışanların sayısı iki katına çıktı. Birinci en büyük bütçemiz milli eğitim, ikincisi ise sağlık. Biri 122 milyar, diğeri 110 milyar. Avrupa’nın en büyük medikal kurtarma ekibi Türkiye’de. Ayrıca sağlık turizmini geliştirecek çalışmalara hız verdik. Tüm bu yapılanlar sonunda sağlıktaki memnuniyet yüzde 39’dan yüzde 74’e çıktı. Sağlık gibi, ulaşım gibi konularda memnuniyeti arttırmak kolay değil. Ulaşımda da bugün memnuniyet oranı yüzde 70 üzerindedir. Sağlık ve ulaşım baş başa gider. Bunlar 79 milyon vatandaşımızın her an, her gün evinden çıktığı zaman ihtiyacı olan iki büyük hizmet alanı” dedi.

Konuşmasında hastane yöneticilerine de çağrıda bulunan Başbakan Binali Yıldırım, “ 112 ile gelen hastalardan ayrıca para alınmıyormuş, bunun alınmaması lazım. 112 çağrısı ile gelen bütün hastalar baştan sona tedavileri yapılın ayrıca bir para alınmaması lazım, bu husus çok önemli. Kanser hastalarından fark alınıyor. Bunun da alınmaması lazım. İlaçlarda da alındığı yönünde bilgiler var buna dikkat etmemiz lazım. Bir başka şey sezaryen oranları özel hastanelerde yüzde 40-60 arasında değişiyor. Dünya standardı yüzde 15. Buna dikkat etmeliyiz. Kamu hastanelerinde de yüksek yüzde 20’den aşağı değil. En sağlıklı doğum normal doğumdur. Bizim analarımız, benim anamın 10 tane çocuğu var hepsini de kendi doğul şekilde doğurmuş. Hastaneye bile gitmemiş” dedi.

Konuşmasına devam eden Başbakan Yıldırım, “ "Çocuk yaşta evlilikler konusu var, bu ara çok fazla istismar ediliyor. İşte onu önlemenin bir yolu da 12 yıl eğitimi getirmektir. Bu da bir tedbirdir. Ülkemizin kanayan bir yarasını görmezden gelmek bize yakışmaz. Bize yakışan böyle bir sorun varsa bunu çözmektir. Bunun üzerine atlayıp buradan ucuz siyaset yapmak eski Türkiye'nin alışkanlığıdır. Bu alışkanlık artık para etmiyor, piyasası yok. 3 bin mağdur insan seçim kampanyalarında her gün önümüze çıktı. Bugün bunun istismarını yapan Anamuhalefet partisinin milletvekillerine de aynı şeyleri söylediler. Şimdi sorun İzmir Milletvekiline, sorun diğer milletvekillerine onlar anlatsınlar ama korkar anlatamazlar. Bir kör dövüşüdür, bir anlamsız yalan rüzgarı, bir siyasi istismar. Cinsel istismar değil bunların yaptığı tamamen siyasi istismar, başka bir şey değil. Kusura bakmasınlar."
Başbakan Yıldırım, bir yandan Türkiye genelinde sağlık politikalarının geliştirilirken diğer yandan da şehir hastaneleri kurduklarını aktardı.
Şehir hastanelerinin sayısının 32'ye kadar çıkacağını, şu anda 20 civarında ilde çalışmaların başladığını, İstanbul'da da 2 hastane yapılacağını anlatan Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü, “ Bir tane Samandıra eski askeri havalimanında yapılacak. Adeta bir sağlık şehri kuruluyor. Hastane içinde hastane. Hastanenin içinde 10 tane hastane var. Romatizma hastanesi, kanser hastanesi, genel cerrahi var, şu var, bu var. Ben branşları çok iyi bilmem ama aklınıza gelen her türlü sağlık hizmetiyle ilgili ayrı ayrı hastaneler var, oteller var, yaşam alanları var. Başlı başına bir şehir. Toplam 45 bin yatak.Ne olacak? Şehrin içindeki o sıkışık sokak aralarındaki hastaneler buralara taşınacak, hastaneye erişim çok daha kolay hale gelecek. Bu şehir hastanelerinin ilk iki tanesi bitti. Bir tanesi Mersin bir tanesi Yozgat... Her an açılışa hazır halde. Daha sonra Ankara hazırlanıyor, başka şehirler sırayla geliyor. Bunların önemli bir özelliği de bunların her biri 300-500 milyon dolarlık, milyar dolarlık yatırımlar."
Bu hastanelerin maliyetlerinin genel bütçeden karşılanmadığını, devlet-özel sektör iş birliğiyle yapıldığını bildiren Yıldırım, "Vatandaş hastaneyi yapıyor, devlete kiralıyor, belirli bir süre. Her sene bir kira ödüyor, senenin sonunda hastane de devlete kalıyor yapan da yaptığı maliyetin karşılığını alıyor. Aynen kat karşılığı veya arsa paylaşımı, mülkiyet paylaşımı gibi bir model. Bunu şimdi yurtlarda da uyguluyoruz. Mesela Osmangazi Köprüsü de böyle Yavuz Sultan Selim Köprüsü de böyle, 20 Aralık'ta açacağımız Avrasya Tüneli de böyle. Havalimanlarının bir çoğunu bu modelle yaptık. Sabiha Gökçen, Sayın Başbakan döneminde yapıldı ama ondan sonraki büyütme, genişletme de aynı şekilde gerçekleşti." dedi.
Yıldırım, Tuzla'da Sağlık Bakanlığının 400 yataklı bir hastane daha yaptığını ifade ederek, "O da açıldığı zaman artık Tuzla'da sağlıkla ilgili bir hizmet açığı kalmayacak. Daha birçok belki başka ilçelerden de buraya gelenler olacak. Bu hastaneler oralara da destek verecekler. Biz hep bir şey söylüyoruz, 'İşimiz hizmet, gücümüz millet'. Bu düşünceyle hep çalışıyoruz" diye konuştu.
Başbakan Binali Yıldırım ve beraberindeki heyet daha sonra AK Parti Tuzla İlçe Başkanlığı’nı ziyaret ettiler. Binali Yıldırım, burada da partililere hitaben bir konuşma yaptı