Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı ve AK Parti Tuzla İlçe Başkanı Sebahattin Demirci, iftarda ağırladıkları Cafesiyaset.com Genel Yayın Yönetmeni Halil Öztürk’e çarpıcı açıklamalarda bulundular.
Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı ve AK Parti Tuzla İlçe Başkanı Sebahattin Demirci, Cafesiyaset Genel Yayın Yönetmeni Halil Öztürk’e gündeme dair açıklamalarda bulunduğu gündem yaratacak röportajda Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı, 90 yıllık icraatlerini değerlendirdiği CHP’nin 1960′da Atatürk’e ihanet ettiğini ifade ederek, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun adaylığını da flaş ifadelerle yorumladı. İlçe Başkanı Sebahattin Demirci ise, “ Başbakanımız ne derse bizim için bitmiştir” sözleri ile AK Parti Tuzla İlçe Teşkilatı olarak; Cumhurbaşkanı Adayı Erdoğan’a tam desteğini açıkladı.
İşte gündemi sarsacak o röportaj;
“Belediye Başkanı dedik, ‘Bizim Şadi mi?’ dedi”
Bizim buraya gelişimiz biraz olaylı oldu yaklaşık 3 saatte geldik. Yeri tam olarak bilmediğimiz için yolda yaşlı bir amcaya sorduk: ‘Belediye sosyal tesisleri nerede?’ diye. ‘Kimi arıyorsunuz?’ dedi. Belediye başkanını dedik. Bizim Şadi’yi mi dedi. Şaşırdık! Biz gittiğimiz hiçbir ilçede böyle bir yaklaşım ve samimiyeti görmedik. Bunun sırrı nedir?
İlçe Başkanı Sebahattin Demirci:Burada belediye başkanımızın, belediye başkanlığından önce teşkilattan da gelmesinin de büyük bir avantajı var. 7 yıl ilçe başkanlığı da yaptı. Başbakan’ımızın nasıl çalıştığını o süreçte izleyen ve gözlemleyen bir belediye başkanımız ve o istikamette aldığımız teşkilat terbiyesi.
2009 yılı seçimlerine göre ne kadar artırdınız oranlarınızı?
Belediye Başkanı Şadi Yazıcı: 40.25’ti 48.30 küsura çıkardık.
İlçe Başkanı Sebahattin Demirci: Şimdi bizim 142.000 seçmenimiz var. Yani 142.000 seçmende 11.000 oya bakmak lazım yüzdelere değil. Bizim 500.000, 300.000 seçmenimiz yok . Bu nedenle 142.000 den 11.000 sayısı bizim için önemli oransaldan ziyade.
Belediye Başkanı Şadi Yazıcı: Bütün yerel seçimler kafa kafaya, bıçak sırtı geçmişken, bu seçimde muhalefete rağmen, paralelci, devletçi, diğerleri ne olursa olsun gece gündüz, omuz omuza vererek çalıştık ve farkla aldık çok şükür.
Başkan Şadi Yazıcı, 2. döneminde Tuzla için hangi projelere imza atacak?
Şadi Yazıcı 2. döneme hangi çalışmasıyla damgasını vuracak?
Belediye Başkanı Şadi Yazıcı: 2. dönemde öncelikle Marina’nın bitirilmesini bekliyoruz. Marina bizim için, Tuzla için aslında bir prestij projesi. Bir abimizin ifadesiyle vebalini ödemiş olursun Tuzla’ya belediye başkanı olarak. Çünkü bu bir sadece bir marina değil alış-veriş merkezleriyle bir yaşam alanı oluşturuyor. Böyle bir ilçeye bir katman bir kategori değişikliğine gidiyorsun yeter sana gibi bir espri de yaptı. O açıdan çok önem veriyorum, hem kendim hem ilçem açısından. Ama bunun ötesinde göl projesiyle ilgileniyoruz. İstanbul’un 2 milyon metrekare alanında böyle büyük bir göl alanımız var onu rekreasyon projesi planlarını hazırlıyoruz. İnşallah uygulama projesini biz halledebilir anıtları aşarsak göl projesi İstanbul’un hafta sonları nefes alacağı alan olacak, rekrasyon alanlarıyla bulacağımız hafta sonları kısa tatiller için ideal bir alan. İstanbul’un o kadar nefes alacak bir alanı olmayacak hatta biz, Galata Köprüsü’nü getiriyorduk oraya Anıtlar müsaade etmedi üst kurula başvurduk. Kadir Abi’den aldık, Sayın Başbakan’ımız müsaade etti. Hatta onun da talimatı oldu tekrar buna rağmen Anıtlar müsaade etmedi. Şimdi almışlar, şu anda Galata Köprüsü’nü gölün ağzına getiriyoruz sosyal sorumluluk projesi olarak gölde su analizi yaptırdık levrek, çupra yetişebiliyor. Orada olta balıkçılığını Galata Köprüsü’nü o eski nostaljik havasını verip. Gölün etrafında bu alanlarıyla beraber mükemmel bir gezi alanı oluşacak projemiz olacak. İstanbul’un nefes alacağı bir yer olacak diyoruz.
Siz bunları yaparak haliyle Tuzla’daki esnafın da gelirini artırmayı planlıyorsunuz öyle mi?
Belediye Başkanı Şadi Yazıcı: E tabi ne kadar fazla insan varsa o kadar da iş olacak. Biz Tuzla’da simitçi sayısını bile on katına çıkaracağız. Marina projesinin özelliği yaklaşık bir Viaport’un alış-veriş merkezi, eğlence merkezinin iki-üç katı büyüklüğünü düşünün rollar coster’ları olan tema parkıyla, at nalı şeklinde oteli olan, yaşam alanı Viaport’un deniz üstüne kurulmuşunu düşünün, dolayısıyla tema parkıyla beraber gerçekten şu havalarda bizim Tuzla denizle iç içe bir sahildir. Burası ile beraber İstanbul’da deniz kenarında bir yere gidelim deyince akla Tuzla gelsin diyoruz.
Organize sanayi bölgeleri ve tersaneler var ilçenizde bunların ilçe dışına çıkarılması ve buraların tekrar değerlendirilmesi ile ilgili çalışmalarınız var mı?
Belediye Başkanı Şadi Yazıcı: Onlar için erken. Organize sanayi bölgelerini dışarıya almak gibi plan yok şu an. İstanbul’un 9. Organize Sanayisi’nin 5’i Tuzla’da . Böyle yerlerin kalkması tamamen bakanlığa bağlı olan, kendi iç yönetmeliği olan, kendine göre bir belediyecilik anlayışı olan lokalize yerler. Böyle yerler in kalkması tamamen bakanlık ve hükümet kararlarıyla olabilecek yerler. Tersaneler de ha keza aynı şeyi söyleyemiyoruz. Tersaneler de rahatsız biz de rahatsızız. Kalkarsa mükemmel Dubai projesini buraya oturturuz. Tersaneler bölgesi her şeyi hazır. Ne kumdan kaleler yapmaya gerek var, ne kumdan palmiyeler her şey hazır bizim burada ama tersaneler de kalkacak dememiz yanlış olur. Tamamen hükümetin kararı o milyar dolarlık yatırımların daha sonraya alınması, Yalova’daki yatırımların gelişmesi ve buna bağlı olarak hayata geçecek hadiselerdir bunlar.
Kentsel dönüşüme değinecek olursak ne dersiniz başkanım?
Belediye Başkanı Şadi Yazıcı: Kentsel dönüşüm müdürlüğümüzü kurduk . İnşallah kentsel dönüşüm konusunda hızlı çalışan ve iyi birkaç proje ortaya koymuş hızlı şekilde ilerleyecek birkaç ülkeden biriyiz. Örneklerimiz var, çalışmalarımıza devam ediyoruz.
Çatı aday İhsanoğlu’nun sloganına verdiği cevapla güldürdü
Yerel seçimi bitirdik biraz da dinlendik şimdi 1. Devlet Başkanı’mızı seçeceğiz nasipse. AK Parti Genel Başkanı, Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın cuhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun muhalefetin çatı adaylığıyla ilgili, “Ekmek için Ekmel “ sloganıyla ilgili, Selahattin Demirtaş’ın yorumlarıyla ilgili genel olarak görüşlerinizi alabilir miyiz?
Belediye Başkanı Şadi Yazıcı: Ekmeleddin Bey’i eleştirmek gibi değil ama slogan sanki aç karnına ramazanda oruç tutarken bulunmuş bir slogan gibi. Cumhurbaşkanlığı makamımı ekmek veriyor. İcraatin içinde olmayacağını da ifade ediyor ve kendisiyle çelişiyor. Bu sloganın aç karnına oruçluyken verilmiş bir karar olduğunu düşünüyorum. İnşallah biz cumhurbaşkanlığı seçim sürecini biz burada gençlikle de sohbetimizde de her yerde yaptığımız sohbetlerde söylüyoruz 150-200 yıllık tarihine parmak basarak anlatıyoruz ki bir özlemin sonucudur. Cumhurbaşkanı seçimlerimiz hep maalesef ama hep kan gösterilerek, korkutularak seçimler yaptırılmıştır. İlk defa halkın kendisinin seçeceği bu seçimlerin 12 yıllık AK Parti’mizin demokratik kazanımlarının ötesinde, onlar bir tarafa bu bir tarafa diye düşündüğüm bir gelişme. Bunun çok örneğini Cumhuriyetin ilk kuruluşundan beri bütün seçimlerde her zaman aynı sıkıntılar yaşanmış, İnşallah bu seçimle Türkiye farklı bir noktaya gelecektir diye düşünüyorum. Ben geçenlerde arkadaşlarımızla sohbet ederken de söyledim. Buradaki konuşmamda da Cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk İnönü’nün seçiminde tanklar eşliğinde hemen Atatürk’ün vefatının ertesi günü yapılıyor. İkinci Cumhurbaşkanlığı seçimi Celal Bayar’ın ki ise çok rahat olmuş ama, bu Celal Bayar’ın cumhurbaşkanlığından indirilişi, daha doğrusu Menderes’in ve arkadaşlarının idamı ve idam kararıyla Celal Bayar’ın cumhurbaşkanlığından alınması yaşından dolayı idam edilmemesi çok büyük bir hadisedir ben bunu şöyle vurguluyorum. Bir gazeteci arkadaşta neden diye sordu. Ben 1960 ihtilalinin Atatürk’e karşı yapılmış bir ihtilal olarak görüyorum. Atatürk’e karşı yapılmış direk bir ihtilal neden? Atatürk vefat etmeden 2 yıl önce İsmet Paşa’yı görevden alıyor, kimi başvekil yapıyor? Celal Bayar’ı. Celal Bayar 2 yıl hizmet yaptıktan sonra Atatürk ‘ün vefatıyla İsmet Paşa’nın tanklar eşliğinde cumhurbaşkanı seçiliyor, başvekillikten Celal Bayar gidiyor. Atatürk bıraktığında İsmet Paşa’nın hatta görevde olmadığı gibi bazı rivayetler hiç olmadığını düşünüyor. Ama Atatürk’ün görevden aldığı bir İsmet Paşa ama başvekil yaptığı Celal Bayar. 60 İhtilali’nde Celal Bayar cumhurbaşkanı, ekibi o zaman çok genç bir mühendis olan Menderes’te başvekil. Bu durumda ihtilal bunlara kaşı yapılınca Atatürk’ün son bıraktığı yönetim. Atatürk’ün son bıraktığı yönetim eğer darbeyle indiriliyorsa, darbe de ona karşı yapılmış bir darbedir diyorum. Ve bu bize demokrasi bayramı olarak kutlatıldı. Ali Fuat Başgil’in cumhurbaşkanlığı seçimleri, 71 Muhtırası, 80 İhtilali, 97 Post Modern Darbesi hepsi birbirinin üstüne geldiği zaman aslında cumhurbaşkanlığının belki de halkın en çok seçmesinin sadece burasıda değil sadece bu süreçteki süreçler değil, Tanzimat’ın ilanı, 1. Meşrutiyet, 2. Meşrutiyet’deki o demokrasi özlemi o meclislerin kurulması ve her meclisin bir bahaneyle 93 Harbi ile 1. Meşrutiyet Meclisi’nin dağıtılması, 31 Mart vasıtasıyla 2. Meşrutiyetin dağıtılması tamamen bunların hepsi bizim demokrasi özlemimize vurulmuş darbeler. Ve çok şükür şimdi 200-250 yıllık bir özlemin şu anda meyvesini alacağız inşallah. 10 Ağustos’u da ileriki yıllarda demokrasi bayramı olarak kutlarız diye düşünüyorum.
Ekmeleddin İhsanoğlu’na hiç şans vermiyorum
Ekmeleddin İhsanoğlu’na şans veriyor musunuz?
Belediye Başkanı Şadi Yazıcı: Hiç şans vermiyorum. Ekmeleddin İhsanoğlu’na hiç şans vermiyorum . Şöyle 1.Turda bu işi ilçe başkanımızın ifadesiyle bu işi sadece ilk turda almak önemli değil, yüzde 60-70’lerle almak lazım.
Şimdi ben çok önemli bir soru soracağım. İlçe Başkanı’ndan da bu soruya cevap almak istiyorum. Neticede her ikinizde siyasetçisiniz. Siz her ne kadar parti rozetinizi çıkartmış olsanız da. Recep Tayyip Erdoğan nasıl bir lider ki 40 yıllık kan davalılar 1980 öncesinde birbirine kurşun atanlar, bugün çatı kurup, o çatı adayının altında toplanıyorlar. Yani bunun böyle kolayı vardı 80 öncesinde bu kadar kan döküldü. Neden yüzlerce- binlerce yiğidin kanı aktı, toprağa gitti?
İlçe Başkanı Sebahattin Demirci: Demin ki sorunuzda Devlet Başkanı sözünüzü çok önemsiyorum. İnşallah gelecek dönemde devlet başkanımızı seçmiş oluruz. Şimdi cumhurbaşkanı ama sonraki dönemlerde inşallah devlet başkanını seçeriz. Yine bu da Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan olur. Ya bu aslında şunu gösteriyor ki demek ki Türkiye’yi idare eden el aslında aynı. Az önce başkanımızda söyledi 200 yılı aşkın sancılı bir tarihimiz var. İşte Osmanlı adaletiyle dünyaya hükümetmiş, bir imparatorluğun çöküşü daha sonra üzerine bizim kuruluşumuz tüm bunlara baktığımızda üzerimizdeki el hep aynı. Bugün eğer her iki ideolojik manada her iki kutbu aynı noktaya getirip aynı istikamete hareket ettirtebiliyorsa asılında Türkiye’deki el, bizi yöneten el aynı. Ben bu şekliyle değerlendiriyorum. Demek ki millet olarak aslında bizim artık bu işi sahiplenmemiz gerekiyor. Ülkesine sahip çıkan bir millet, bilinçlenmiş bir millet, ülke olmamız gerekiyor. Artık bu elin üzerimizden çekilmesi lazım. Başbakan’ımızla birlikte gerçekten 40 yıllık bir mücadelenin sonucu o. Yani dün onüç yıl önce çıkmadı ortaya 40 yıldır bu mücadelenin içinde. Gerçekten bu milletinin sahibi, devletinin sahibi insanların risk alarak ki almışlardır işte 60 İhtilali’nden bahsetti başkanımız çok ciddi acılar yaşanmıştır. Bunlar sonuçta risk almanın bu ülkenin düzlüğe çıkması için canları feda etmenin risk alması gerekiyor. Başbakanımız da risk aldı ciddi. Muhtar olamaz denmişti. Sonra partimizin kapatılması süreçleri, darbe girişimleri. Bunlara baktığımızda tabi bu çileler olmadan bu güzelliklerde olmaz. Buna milletin sahip çıkması gerekiyor bu eli bizim bir şekilde atmamız gerekiyor. Bunu millete öğretmemiz gerekir diye düşünüyorum.
Ak Parti bu birlikteliği çaresizlik olarak görüyor
Belediye Başkanı Şadi Yazıcı: Sayın Başkan’ın ifade ettiği gibi dünyada bir realite var. Siyaset belli ekonomik çıkarlar yönünde devam eder. 400 tane uluslararası şirket çıkar için hükümetler kurarlar, devirirler, yıkarlar.
Bazen demokrasi adına bazen de ülkedeki millet adına ama asıl işin ucunda her ülkenin mutlaka bir alt ve üst yapıdaki bütün kaynaklarının işletilmesi, yapılması, kullanılması işin içerisindedir. Yüzyıllardır gelen bir realitedir ve dünya üzerinde de var olan bir realitedir. Ülke adına bence iç politikanın, dış politikanın ve siyasetin yönlendirilmesinde de bu söz konusudur. Dolayısıyla ülkesi ve milleti adına çok mücadele eden bir erki ve bütün kaynaklarını öz milletiyle paylaşan, paylaşmaya çalışan varsa dış güçler ve uluslararası uzantıların tamamı içerde de belli birliklerin oluşması için ıslak zemin hazırlamaya uygun olduklarına inanıyorum ben. Ama içerideki partilerin de bu konuda kendi düzlemlerinde buldukları bahanelerle AK Parti bir tarafa biz bir tarafa gibi çekilmelerini de aslında kendilerini inkar olarak görüyorum. Kendilerinin aslında yenilmişliklerinin göstergesi olarak görüyorum. Ama bazen dezenformasyonlar artığında siyasi partiler veya daha çok ufak partiler bazı hareketlerin kendi görüşleri doğrultusunda kendi tabanı veya kendi siyasi ilkeleri doğrultusunun dışında bazen dezenformasyonların yayınlanan hareketlerle yanlış dış politika gibi, yanlış ekonomi seyir gibi sonuçlara değil nedenlere bakarak da kendince ürettikleri politikalarla bir araya gelme ihtiyacı duyabilecek zeminler bulmaya çalışıyorlar ki bunlara ben bahane diyorum. Aslında tamamen kendilerinin yok oluşlarının devamıdır diye düşünüyorum. Tabanlarının da buna çok hoş bakmadığına inanıyorum. AK Parti karşısındaki bu birlikteliği çaresizliğin bir ürünü olarak görüyor.
11 Ağustos sabahı ne olur?
Belediye Başkanı Şadi Yazıcı: Allah’ın izniyle borsa yükselir, dolar düşer ve ülkedeki ekonomik rahatlama daha da artacaktır.
Gerek seçim süreci gerekse şu anda içerisinde bulunduğumuz süreçte Fethullah Gülen Cemaati demeyelim de artık örgütünün bu tavrıyla ilgili Pensilvanya’dan Türkiye’yi kara propagandalarıyla yönetmeye çalışması, ülkeyi karalaması, iç ve dış siyasette Türkiye’nin itibarını zedelemeye çalışması ile ilgili yorumlarınız nedir?
Belediye Başkanı Şadi Yazıcı: Yani Sayın Başbakan’ımız çok net bir ifadeyle söyledi ki bu bir ihanettir. Böyle bir şeyi başka türlü ifade etmekte çok mümkün değil. Ve ben özellikle de devletin şirk kabul etmez. Bizim devlet geleneğimiz çok eskidir. Bugün Sayın Başbakan’ımız ne dedi. Biz Selçuklu ve Osmanlı’nın devamı olarak kurulmuş cumhuriyetin cumhurunu seçeceğiz dedi. Devlet geleneğinde bizim şirk kabul etmez hatta devletin padişaha çok yakın yöneticilerde eğer ki bir tarikat üye veya mensubu olursa yönetimden uzaklaştırılırmış devlette otorite tektir. Bu otoriteyi bozmaya yönelik herhangi bir faaliyetin bunun legal, illegal ama cemaat dini veya din dışı ne olursa olsun hiçbir şeyi kabul etmeyeceğini devlet otoritesinin tek olduğunu bunun karşısında mücadele edenin devlet otoritesine dolayısıyla birlik, dirlik ve devlet otoritesinin yok olmasına yönelik hareket olarak görüleceği için böyle bir şeyi tamamen ihanet olarak yorumlamak bunun ötesinde başka bir şey düşünemiyoruz.
Başbakan’ımız ne derse bizim için bitmiştir
Başkanım seçim sürecinde bir politikacı olarak mücadelenin büyüğünü siz yaptınız neler yaşandı o sürçte, mahalle ablaları cemaat ablaları burada da ev ev gezdi mi, iki gün önce sizinle burada kol kola gezenler sizi burada da hançerledi mi?
İlçe Başkanı Sebahattin Demirci: Şimdi üzücü ve derinden yaralayan bir yönü de var bu işin. Tabi ki cemaatin üst tabakasında ya da bu örgütün üst tabakasında örgüt olma noktasında gayret eden isimler var. Bir de gerçek halis nefisli olarak cemaat sanıp Allah rızası için himmet verenler var. Dolayısıyla burada bu ikisini birbirinden ayırıp da haksızlık yapmamak gerektiğini düşünüyorum. Üst nokta noktasında örgüt noktasında tavrımız nettir. Başbakan’ımızın tavrı neyse bizim tavrımız olur. Başbakan’ımız ne derse bizim için bitmiştir. Tabi arazi de bunu çok işlemeye çalıştılar. Paralel olaylarını. Belki bir kavga zeminine çekebilseydiler hani AK Parti diğer partiler çatışmasından daha çok ses getirebilecekti. Müslümanı Müslümana karşı karşıya getirilip olgunun daha fazla ses getireceğini dolayısıyla seçimlerin iptali, seçimlere gölge düşürülmesi daha muhtemel ses getirebilecek bir olaydı. Ama hamdolsun ki hem teşkilatlardaki sağduyular, hem de burada gerçekten Allah rızası için hizmet eden kardeşlerimizin de atladığı noktada ki sırf onlarda Allah rızası için oraya gidiyorlar aslında siyasetle çok da işleri yok alt tabakadan bahsediyorum. Dolayısıyla onlarda bu durumun belli bir noktadan sonra sertleşeceğini düşünerek, çeşitli gruplarla yaptığımız istişare ve görüşmelerle biz bu noktada Tuzla’da sükuneti sağlamış olduk. Tabi ki öyle bir çatışmanın ortasına gitmiş olsaydık, bir çok yakın işbirliği içinde olduğumuz arkadaşlarımız kardeşlerimiz var cemaate hizmet eden himmet bağışlayan o kapılara giden hem bayan kardeşlerimiz, hem erkek kardeşlerimiz tabi ki bizim için üzücü bir olay bu şekilde aynı kıbleye yönelmiş insanların karşı karşıya gelmesi ki arazide birkaç karşılaşmamız da oldu ama Allah’a hamdolsun bunları sağduyulu bir şekilde atlattık. Olaylar büyümeden sonucunda gerçekten istediğimiz sekilde sonuçlanması bütün şeylerinde sünger gibi suyu çekmiş oldu.
Cemaat yurtları iddialarına cevap verdi
Bugün TV’de biliyorsunuz paralel örgütle ilgili doğrultuda yayın yapan bir kanal cemaatin en üst elemanlarından bir abileri onlara şunu dedi; ‘İstanbul’daki belediyeler bizim yurtlarımıza sebebsiz baskın yapıyor, bizim levhalarımızı indiriyor.’ Var mı sizin ilçenizde de böyle bir durum? Yurtlarının yerini biliyor musunuz?
Belediye Başkanı Şadi Yazıcı: Burada yurtları yok. Bir inşaatları var ama o da ilerlemiyor. Bir inşaatları var. Öyle bir durum yok.
Bildiğiniz üzere siyaset belirli bir misyon işi yani hedef, amaç, dava ve ona ulaşılmaya çalışmak için izlenen vizyon yani yollardan oluşur. 90 yıllık geçmişi olduğunu iddia eden ve diğer muhalefet partisinin, 12-13 yıllık AK Parti karşısında misyon paydasında buluşmalarını neye bağlıyorsunuz? Bunun nedeni davalarının bittiğinin göstergesi midir?
Belediye Başkanı Şadi Yazıcı: Biraz önce de ifade ettim aslında yok olma düşüncesinin bir araya getirdiği mecburiyetten bir aradalar aslında. Yani CHP, Cumhuriyet tarihinin ilk kurulan partilerinden biridir. İkinci kurulan Terrakki Perver Cumhuriyet Partisi bir yıl sürmüştür. Menemen Suikasti ile hemen kaldırılmıştır. İlk parti ve bu kadar uzun süreli bir partinin içerisinde geliyorsunuz Tuzla’da Belediye Başkan adayı daha önce Anavatan Partisi’nden daha önce Refah Partisi’nden aday olmuş insanları gelip aday gösteriyorlar bu aslında tamamen bitmişliğin göstergesidir. Bir siyasi parti niçin kurulur? Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na bağlı olarak belli bir sosyolojik tabanın isteğini, taleplerini, sosyal ekonomik dış politika olarak sosyolojik bir tabanın sözcüsüdür.
Kaynak: Cafesiyaset.com

