CHP Tuzla İlçe Başkanlığı görevinden istifa ederek Tuzla Belediye Başkan Aday Adayı olan Eren Ali Bingöl, Tuzla Sahilde kurulan çadırda yüzlerce kişinin katılımıyla partisinden Tuzla Belediye Başkan Aday Adayı olduğunu resmen açıkladı. Eren Ali Bingöl, Tuzla’da seçimi kazanacaklarını belirtti.

Yoğun katılımın olduğu Avukat Eren Ali Bingöl’ün Tuzla Belediye Başkan Aday Adaylığı açıklaması Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Bingöl’ün hayatının anlatıldığı bir sinevizyon gösterisi yayınlandı. 

İşte Av. Eren Ali Bingöl'ün, “Tuzla Bizim Evimiz” sözleriyle başladığı Vizyon ve Projelerini de açıkladığı Tuzla Belediye Başkan Aday Adaylığı konuşmasının tamamı, 

“Bugün evimiz, ocağımız ve ortak çatımız olan Tuzla’nın geleceğini konuşacağız. Anadolu’nun neresinden gelmiş olursak olalım, nerede doğmuş olursak olalım Tuzla bizim ortak çatımızdır. Burada yaşamlarımızı kurduk, ailelerimizi kurduk, evlerimizi, işlerimizi kurduk. Şimdi hep birlikte geleceğimizi kurmak için harekete geçmeliyiz. Tuzla için harekete geçme zamanıdır. Çünkü; Tuzla çalışkan insanlarıyla emeğiyle – emekçisiyle, esnafıyla, sanayisiyle, yollarıyla, deniziyle, yeşiliyle yeni bir öykü arıyor. Bu öykü biz Tuzlalıların gelecek nesillere olan borcudur. Bir tane ortak değerimiz var: Tuzla! Bir tane önceliğimiz var: Tuzla! Bu güzel kenti şimdi doğru planlamazsak, doğru tespit edip sorunlar için cesur adımlar atmazsak büyük bir tıkanma yaşayacağız. Tuzla’nın şu anda içinde bulunduğu duygu tıkanmadır. Tuzla’nın nefesi tıkanmıştır. Tuzla’nın yolları tıkanmıştır. Tuzla’nın nefesi tıkanmıştır. Tuzla’nın çareleri tıkanmıştır. Bu tıkanmadan bizi ferahlığa kavuşturacak olan büyük bir enerjiyle, büyük bir cesarete, bundan daha da büyük bir planlama aklına ihtiyaç vardır. Sözünü ettiğim tıkanma sadece Tuzlamızın yerelinde vücut bulmuyor. Dünya ölçeğinde büyük bir adaletsizlik ve istikrarsızlık dönemi içerisindeyiz. bu dönemin doğal sonuçları kitlesel yoksulluk, bölgesel savaşlar, demokrasinin rafa kaldırıldığı yönetimler. Dezavantajlı toplulukların kazanımlarının yok edilmesiyle yola çıkan sosyal yıkımlar. Dünya küresel ölçekte bir sosyal yıkımla karşı karşıya. İçinde bulunduğumuz coğrafya maalesef bu yıkım döneminin etkilerini en ağır biçimde yaşıyor. Dört bir yanımızda savaşlar ve çatışmalar devam ediyor. Gazze’de yaşanan insanlık dramı, kalplerimizi derin bir şekilde yaralıyor. Savaşın gölgesinde kalan Filistinli insanlarımız için barış ve adalet çağrısı yapmalıyız. Birbirimize destek olmalı, insanlığın ortak değerlerini hatırlatarak bir gelecek inşa etmeliyiz. Çocuklar, umutlarımızın teminatıdır; onlara daha güvenli bir dünya bırakmak için çabalarımızı birleştirmeliyiz. Kitlesel düzensiz göç dalgaları ülkeleri sarsacak boyuta geldi. Başta su olmak üzere kaynak krizi büyük bir tehlike durumunda. Bölgemizde demokrasi yok, çatışma var! Bölgemizde refah tohumları yok, mülteci kampları var! Bölgemizde haksız hukuksuz işgaller ve insan hakları ayıpları var! Böylesi bir coğrafyada ülkemiz birçok açıdan istikrarsız ve kırılgan durumda. Ekonomik krizin etkileri toplumun neredeyse bütün kesimlerini içine alacak büyük bir sosyal yangına dönüştü. Bir avuç azınlık dışında kalan geniş kesimler toplumsal zenginlikten pay alamıyor, gelir adaletli dağılmıyor. Yaşamın her alanında adalet talebi ve arayışı hangi kimlikten gelirse gelsin Türkiye’nin ortak özlemi haline gelmiş durumda. Düzensiz göç tehdidiyle baş başayız. İklim odaklı afetlere karşı dirençsiz haldeyiz. İçinde bulunduğumuz uluslararası, bölgesel ve ulusal çaptaki kriz alanlarının odağında kentlerimiz yer alıyor. Kentler sosyal, ekonomik ve düşünsel yaşamın merkezi haline geldikçe aynı zamanda krizlerin, kırılganlıkların da merkezi oldu. Güzel İstanbulumuz 20 milyonu aşan gerçek nüfusuyla dünyanın birçok ülkesinden büyük ve devasa bir metropoldür. Biz İstanbul’un Anadolu’ya açılan kapısında yaşıyoruz. Tuzla, İstanbul’un üretime, emeğe ve denize açılan yegane kapısıdır. İstanbul’u İstanbul yapan önemli parçalardan biridir Tuzlamız. Tuzla emektir, Tuzla üretimdir, Tuzla daha iyi bir yaşam umudunu taşır. İşte böylesi derin krizlerin içinde Tuzla’nın onu iyi tanıyan ve anlayan, kaderini onunla birleştirmiş, gidecek başka bir yeri ya da kapısı olmayan, gerçekten burayı seven bir liderliğe ihtiyacı var. Bu liderlik sadece bir kişinin belediye başkanı olmasından ibaret değildir. Bir anlayışın, bir çizginin ve büyük bir sevginin birleştirdiği bir kadronun yaratacağı liderliktir… Tuzla’da çocukluğu, gençliği geçmiş bir genç ve yaklaşık 5 yıllık İlçe Başkanlığı görev süresi içerisinde Tuzla’da vatandaşlarımızın zorlandığı her alanda yanlarında olmayı görev edinmiş bir Tuzlalı Hemşehriniz olarak... İhtiyaçları görüyorum, Sorunları duyuyorum, Çözümleri biliyorum! Orhanlı Bölgemizde yaşanan ulaşım, ATM ve İnternet sorununu, Akfıratta Yağmursuyu ve Atıksu hatları sorununu, Aydınlı Mahallemizde ulaşım, kültürel tesis alanı ve yeşil alan sorununu, İçmeler ve Aydıntepe Mahallemizde yol- bakım, çöp temizlik ve yeşil alan sorununu, Şifa Mahallemizde sosyal yardım adaletsiz dağılımı, yol-bakım, ulaşım sorununu, Mimar Sinan Mahallemizde Prestij caddeleri, yeşil alan ve kültürel tesis alanı eksikliğini ve tüm mahallelerimizde kronik hale gelmiş koku, trafik, ulaşım sorunlarının ve yoksulluğun farkındayız. Çözeceğiz. Kararlı bir şekilde çözeceğiz. Tuzla’nın geleceğini planlamak, doğru insanlarla doğru işleri yapmak, bu kentin sesini duyup hakkını savunmak için yola çıkıyorum… Bu güzel kentte çalışıp, çabalayan ailesini kuran, nice emekler vermiş, hayatınızın bir parçası olmuş biri olarak buradayım. Yıllar içerisinde bu kent benim sevdam, davam oldu. Derdi derdim, başarısı başarım oldu… Tuzla’nın mutfağında, hayata dokunan icracı makamda kentime hizmet etme zamanının geldiğini hissediyorum. Benim için siyaset, toplum için hizmetin en yüce biçimidir. Bu nedenle, şeffaf bir yönetim anlayışı ve katılımcı bir yönetim modelinin önemini anlamak ve anlatmak lazım. Çocuklarımızın beslenmesinden, yerel istihdama katkıya, halkın demokratik katılımından şehir vizyonu oluşturmaya kadar bir dizi yeni görevde belediyelerimizin kapsama alanındadır. Türkiye’de yerelden örerek Tuzla’yı bir örnek, parmakla gösterilen bir başarı öyküsüne çevirmek için kolları sıvadık.

Bir Planımız, Bir Yolumuz Var

Bugün çok heyecanlı ve anlamlı bir gün. Uzun zamandır donanımlı kadromuzla hazırlığını yaptığımız, geleceği birlikte kuracak adil, güçlü ve yaşanabilir bir Tuzla’nın ihtiyacı olan vizyon çalışmamızı sizlere anlatacağım. Tuzla’yı yaşanabilir biçimde geliştirecek, tarihiyle, kültürüyle geleceğe taşıyacak ve her yaş grubundan Tuzlalının esenliğini temin edecek gerçekçi, akılcı bir planımız var. Tuzla'nın uzun yıllardır maruz kaldığı plansız ve kötü yönetimle, rant odaklı yaklaşımla, doğasına ve denizine saygı duymayan uygulamalarla derinleşen ve kronikleşen sorunlarla baş başa kaldı. Bu sorunları aşabilmek ve tekrarlanmasını önleyebilmek için öncelikli olarak bir vizyona, bu vizyonun belirlediği projelere ve bu vizyon ve projeleri hayata geçirecek yenilikçi bir yönetim anlayışına ihtiyacımız var. Vizyonumuz bizim yol haritamızı, temel değerlerimizi ve kentçilik alanında çağdaş yaklaşımları içeren bir nitelikli bakış açısına sahiptir. Tuzla; kaynaklarını verimli kullanan, planlı ve gerçekçi bir perspektifle gelişen, nüfusuna yaşanabilir kentsel alanlar sağlayan, kamusal / toplumsal yararı önceleyen, afetlere karşı hazırlıklı ve dirençli, yaşamın bütün alanlarını kapsayan bir canlılığı önceleyen, kurumsal olarak güçlü bir geleceğe doğru yürümelidir. Bu gelecek yürüyüşü için temel vizyon alanlarımız şunlardır:

Tuzla Bir Adalet Kenti Olacaktır

Tuzla’da yaşayan tüm vatandaşların; kentten ve onun nimetlerinden adil bir biçimde pay aldığı, kentin yönetimine katılımda, kentsel hizmetlere erişimde desteklendiği bir vizyonu ortaya koyuyoruz. Yaşamın tüm alanlarında adalet duygusundan ve temel vatandaşlık haklarından asla feragat etmeyen bilakis bu duygunun ve hakların gelişmesi için gerekli adımları atan bir yaklaşımı Tuzla’da hayata geçireceğiz. Yerel yönetimlerin kentsel alanlarda adalet öncelikli yönetim anlayışını benimsemesiyle gündelik yaşamda çok büyük farklar yaratılacağına inanıyoruz. Tuzla’da yaşayan bütün vatandaşları eşit gören hizmet önceliklerini tamamen ihtiyaç odaklı belirleyen ve bu sayede hizmette adaleti tesis eden bir bakış açısını inşa etmeye geliyoruz. Kentin kaynaklarını yatırımlarını ve projelerini adalet terazisiyle uygulamaya dönüştürecek olan yerel yönetim anlayışımızla kimsenin geride kalmadığı, unutulmadığı ya da yok sayılmadığı bir yönetim kapasitesini ortaya koyacağız.

Tuzla Bir “Saygı Kenti" Olacaktır

Toplumsal yaşamın olmazsa olmazı olan “saygı” kavramını vizyonumun temel değerlerinden biri kılıyoruz. Yerel yönetimlerin memleketi, inancı, mezhebi, ulusu, siyasi görüşü yoktur. O kentte yaşayan bütün yurttaşlara karşı eşit mesafede, ulaşılabilir ve ihtiyaçlar temelinde ilişki kurar. Tuzla’da vatandaşın “nereli olduğunu” değil, “ihtiyacını” soracak, “kimin adamı” olduğunu değil, “derdin”i soracak, “siyasi partisini” değil, “beklentisini” soracak bir bakış açısını egemen kılacağız. Tuzla’ya saygı duyacağız. Tuzla’nın insanlarına, doğasına, denize, değerlerine, tarihine, kültürüne ve çeşitliliğine saygı duyacak bir süreci başlatacağız. Tuzlalılarla birlikte ortaya koyacağımız bu anlayışla kentimizin hoşgörü ve bir arada yaşama kültürünü bir yönetim felsefesi olarak belirleyeceğiz. Tuzla’yı Tuzlalılarla yöneteceğiz. Onlara saygı duyacağız ve bu saygı toplumsal yaşamın tümüne nüfuz eden bir değişimin en önemli taşıyıcısı olacak.

Tuzla Dayanıklı ve Güvenlikli Bir Kent Olacaktır

Ülkemiz bilindiği üzere dünyanın en önemli deprem faylarının üzerinde yükselmektedir. Tarihimiz boyunca büyük ve yıkıcı depremlerle baş başa kaldık ve çok sayıda canımızı bu afetlerde kaybettik. daha acısı taze olan “6 Şubat” depreminde 11 kentimizde büyük bir yıkım ve felaket yaşandı. Bu felakete karşı ülke sathında büyük bir dayanışma sergileyerek yaraları sarmak için cansiperane mücadele verdik. Tuzla’nın beklenen yıkıcı depremler karşısında ve çağımızın ortak gündemi olan afetlere karşı dayanıklılığını artırmak can ve mal güvenliğini sağlamak için bütüncül ve etkili bir stratejiye ihtiyaç vardır. Bunun için kentin bütününü içine alan yeni bir yaklaşımı ortaya koyacağız. İstanbul Büyükşehir Belediyemizle omuz omuza vererek Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun başlattığı “İstanbul Güçleniyor Master Planı” ile uyum içerisinde ilgili ve yetkili kurumlarla tam bir eşgüdüm içerisinde Tuzla’mızı geleceğe güvenle hazırlayacağız. Bilimsel gelişmelerin ışığında ve bilim insanlarının önderliğinde afetlere karşı kentlerimizi ve yaşamları güvence altına alacak risk azaltıcı adımların atılması büyük bir ortak masa oluşturacağız. Olağanüstü şartlarda ortaya çıkacak afet durumlarında can ve mal kaybını azaltan ve toplumsal dayanışmayı örgütleyen güçlü ve kararlı adımları atmaktan bir an bile olsa geri durmayacağız. Tuzla’da vatandaşlarımızın kendini güvende hissettiği, “riskli bina gerçeğinden kurtulmuş, binasıyla, kurumuyla, üretim tesisiyle krizlere dayanıklı bir kent olarak planlayacağız. Tuzla’da hakkaniyetli bir kentsel dönüşümü sağlayacak süreçleri her yönüyle planlayacak Tuzlalının hakkını ve hukukunu koruyacağız. Aydınlı Mahallemizdeki Konaşlı Mevkiinde imar planlarını nasıl Vatandaşlarımızın istediği gibi hem yerinde dönüşüme hem de sosyal donatı alanlarına uygun şekilde düzenlediysek, hiç merak etmeyin Mimar Sinan Mahallemizdeki 726 Parsel sorununu da Şehir Planlamada ve kentsel dönüşümde uzman kadrolarımızla çözeceğiz. Bize güvenin, Konaşlıyı İlçe Başkanıyken nasıl çözdüysem, Cami Mahallemizdeki Yeni Has Sitesindeki mağduriyeti de çözeceğim. İlçemizde ihtiyaç duyulan konutların evrensel şehircilik esaslarına uygun olması önceliğimizdir. İlçemizin ihtiyacı olan nitelikli konutun sağlanması, ortaya çıkan konut alanlarında gerekli sosyal donatı alanlarının oluşturulması için planlı bir süreci yöneteceğiz.

Tuzla Doğa İle Barışık Bir Kent Olacaktır.

Dünyanın her bölgesinde plansız kentleşme ve insan davranışları ekosistemleri ciddi tehdit ediyor. Başta sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu, sayın Ekrem İmamoğlu’nun ilan ettiği “İstanbul 2050 Vizyonu”yla entegre biçimde ilçemizde doğayla uyumlu süreci başlatacağız. Karbon ayak izi düşük, iklim adaletini ilke olarak benimsemiş çevresel farkındalığı yüksek, geri dönüşüm ve atık konusunda son derece hassas bir yönetim sürecini birlikte öreceğiz. İstanbul Büyükşehir Belediyemizin hazırlamış olduğu İstanbul İklim Değişikliği Eylem Planını görecek biçimde yerel bir iklim eylem planını hızla hazırlayarak önceki dönem anlayış ve alışkanlıklardan ciddi bir kopuş sağlayacağız. İlçemizin uzun yıllardır muzdarip olduğu koku sorununu İstanbul Büyükşehir Belediyemizle omuz omuza verip çok kapsamlı bir planla ortadan kaldırıyoruz. Bu başarılı süreç bize gösterdi ki Tuzla’da İstanbul Büyükşehir Belediyesiyle ortak vizyon ve hedeflere sahip bir kent yönetimi ortaya çıktığında Tuzla’nın çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Yıllardır Tuzlamızdaki koku sorununu çözmeyi vaad edip, tek bir araştırma ve çalıştay yapmayanlara verilen süreler doldu. Koku üretici etkenlerini profesyonellerle ve Tuzlalılarla araştıran ve çözüm yollarını teker teker uygulayan bizler geliyoruz. İBB Başkanımız Ekrem İmamoğlu ile birlikte günlük 2.000 ton çöp sızıntı suyunun Tuzlamıza deşarj edilmesini nasıl önlediysek, takip sistemi ve kameralı denetim ile vidanjörlerin kaçak deşarjının önüne geçeceğiz. Güzel Tuzlamızın güzel yürekli insanlarına söz veriyorum, üretim kaynaklı koku hariç olmak üzere koku sorununu yok edeceğiz. Tuzla’nın doğasıyla barışık iklim krizi ve onun etkilerine karşı güçlendirilmiş döngüsel yaşamı destekleyen bir kent kimliğine kavuşması için yola çıktık. Ulaşımda, üretim ve konut alanlarında, kamusal mekanlarda yani mümkün olan tüm alanlarda doğayla barışık uygulamaları geliştireceğiz. Kentimizin ekosistemini koruyacağız. Doğal kaynaklarımızı geleceğe aktararak “iklim adaleti” yaklaşımıyla koruyacağız. Çok uzak bir tarih değil, 20 yıl önce; Tuzlamızda denizde ailelerimizle anılar biriktirirken, bugün denizinde müsilaj olan, hava kalitesi istanbul ortalamasının çok altında olan bir İlçe olmaktan duyduğumuz üzüntü tarif edilemez. Tuzlamızda PM10 değeri / yani havada asılı kalan solunabilir partiküller Dünya Sağlık Örgütünün belirlemiş olduğu standartların çok üzerinde ve tehlikeli bir durumu gözler önüne sermektedir. Tuzlamız hava kirliliğini hak etmiyor, Tuzla Belediyesini kazandığımızda Tuzlalılar olarak zehir solumaya son verecek uygulamalar geliştirecek ve bu konuyu mutlak suretle gündemde tutacağız. Temiz Hava Hakkı Platformu vb. Birçok sivil toplum kuruluşu ile bu çalışmaları yürüteceğiz.

Tuzla Canlı, Dinamik ve Çok Yönlü Bir Kent Olacaktır

Tuzla’da yaşayanların ortak kimliği Tuzlalılık, ortak çatısı da Tuzla’mızdır. Tuzla’nın çok yönlü, çok çeşitli kültürel birikimini yansıtan gelişmeye açık bir canlılık stratejisi ortaya koyacağız. Bu strateji ile Tuzla’da sosyal yaşamı canlandıracak bir planı hayata geçireceğiz. Kentin tümünde başta gençler olmak üzere, hedef topluluklara uygun kültür, sanat ve sosyalleşme alanlarını hayata geçireceğiz. Kentin kültürel kimliğini ve ortak yönlerini vurgulayan festivaller, buluşmalar ve bellek çalışmalarıyla Tuzla’da canlanma ve hareketlenme sağlayacağız. Tuzla’nın tümünü içine alan canlanma yaklaşımıyla ilçemizin sosyalleşmesi, ticari yaşamı ve kent kimliği güçlenecek. Gençlerin ilçesinde mutlu olduğu, nitelikli zaman geçirdiği ve gelişimlerine destek aldığı bir yerel yönetim anlayışını hızla yerleştireceğiz. Tuzla canlanacak, güçlenecek ve bütünleşecek.

Tuzla Yaşam Kalitesiyle Kalkınacak

Bir kenti büyütmenin ölçütü o kentteki yaşam kalitesinin artmasıdır. Kentsel yoksulluğun azalmasıdır. Eğitim, sağlık ve eşit hizmet alanında ciddi ilerlemedir. Kentin nimetlerinin adil dağıtımıdır. Tüm bunlar olurken çevrenin korunması ve geliştirilmesidir. Tuzla’da kentsel kalkınmayı destekleyecek bir stratejiyle hareket edeceğiz. Tuzlamızda yaşayan bütün vatandaşlarımızın yaşam kalitesini artıracak bir bir yol haritasını önümüze koyacağız. Tuzla’da temel belediyecilik hizmetlerini “mükemmellik kriterlerine” uygun hale getireceğiz. Tuzlamızda bütüncül bir plan doğrultusunda yol, park, kaldırım, yol bakım, temizlik, çöp toplama ve bertaraf hizmetlerinde örnek bir uygulama başarısını hayata geçireceğiz. Bu konuda Ulusal ve Uluslararası başarılı Yerel Yönetim modelleri üzerinde ekibimizle ciddi çalışmalar yapıyoruz. Kentsel kalkınma stratejimiz doğrultusunda yaşam boyu öğrenme programlarıyla kentimizin tümünü içine alan bir eğitim seferberliğini hayata geçireceğiz. Bir yandan merkezi eğitim alanında oluşabilecek aksaklıkları ortadan kaldırmaya yönelirken bir yandan da destekleyici eğitim programlarımızla çocuklarımızın bilgi, beceri ve yeteneklerine yatırım yapacağız. Tuzla çocuklarıyla, gençleriyle ve kadınlarıyla adil biçimde kalkınacak. Kentteki istihdamı destekleyeceğiz ve yenilikçi - yaratıcı sektörlerde Tuzla’nın gençlerinin gelişmesi için adımlar atacağız. Tuzlamızın emeğin, dayanışmanın ve yaratıcılığın kenti olması için canla başla çalışacağız.

Tuzla Ailemizdir, Ailelerimizi Güçlendireceğiz

Son döneme damgasını vuran düzensiz göç ve kitlesel nüfus değişim dalgaları yanında artan doğal afetler, terör saldırıları, gıda güvenliği, yoksulluk sorunları en çarpıcı biçimde küresel kentlerde yoğunlaşıyor. Öte yandan küresel ekonomide güçlü konumlanan kentlerin bu tür çok boyutlu krizlere karşı daha dayanıklı olacağı ve geleceği yönlendireceği de ortada. Yerindenlik / yerellik ilkesini gözetecek biçimde yerel kalkınma ve toplumsal refah işlevlerinin yerel yönetimlere devredilmesi; toplumsal refahın sağlanmasına yönelik yoksulluk, işsizlik, konut sorunu, göç ve benzer konularda çözüm odaklı programlara öncülük yapmalarına olanak verecek düzenlemelerin yapılması yerel yönetimlerin başlıca gündemidir. Tuzlamızı büyük bir aile olarak görüyor ve bu büyük ailenin hiçbir ferdinin zorda, çaresiz ve geride kalmayacağı bir sosyal politika yaklaşımını benimsiyoruz. Yoksulluğu üreten ve yoksulluğu yöneten anlayışı reddediyor yerine yoksulluğu ortadan kaldıran, refahı paylaşan bir adalet temelli bir ilkesel yaklaşımı koyuyoruz. Tuzla’da yaşayan çocuklar ve gençler için oluşturacağımız özel programlarla onların beslenme, eğitim, sağlık, spor, sanat gibi temel başlıklarda güçlendirilmesini sağlayacağız. Tuzla da yerel yönetim olarak istanbul Büyükşehir Belediyemizle birlikte fırsta adaletini tesis edeceğiz. Bir yandan Sosyal destek programlarımızla komşularımızın yanında olurken bir yandan da hiçbir vatandaşımızın zor da kalmadığı bir Tuzlayı hedefleyeceğiz. Tuzla’da ailelerimiz güçlenecek, aile içinde bireylerimiz güçlenecek, bu sayede Tuzla Güçlenecek ve yaşamın tümünü kapsayan bir güçlenme hareketi ortaya çıkacak.

Ekrem İmamoğlu İle Omuz Omuza Yürüyeceğiz

4.5 yılı aşkın süredir ortaya koyduğu hizmetler projeler, uygulamalar ile İstanbul’un en başarılı belediye başkanı olarak anılmayı fazlasıyla hak eden Sayın Ekrem İmamoğlu’nu verdiği onurlu mücadeleye Tuzla’dan omuz vereceğiz. Tuzla’da ortaya koyduğumuz başarılarla yük alacağız. Sorun çözeceğiz. İstanbulumuza nefes aldıracağız. 2024 Yerel Seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediyemizin ortaya koyduğu hizmetleri kapı kapı anlatacağız. İstanbul’da Büyükşehir’i yeniden kazanacağız, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde çoğunluğu elde edeceğiz ve Tuzla’da haktan ve halktan yana bir dönemi başlatacağız. Ortaya koyduğumuz Tuzla vizyonumuzun gerçekleşebilmesi için istanbul büyükşehir belediyemizle tam bir uyum içerisinde çalışacağız. İnanıyorum ki çok kısa bir zamanda hem İstanbul’da hem Tuzla’da arzu ettiğimiz adil, çağdaş ve güçlü kentler hedefini hayata geçireceğiz. Bu vizyonu hazırlarken Sayın Ekrem İmamoğlu’nun istanbulumuzla paylaştığı “2050 Vizyon Belgesini” dikkate aldık…. Tuzlamızın özgün koşullarıyla harmanladık değerlerimizle perçinledik. Ve artık Tuzla’da rahatlıkla söyleyebiliyorum ki;

Bir Planımız Var

Bir Vizyonumuz Var

Kadrolarımız Var Projelerimiz Var Ve Önümüzde Kazanılacak Bir Seçim Var

Tuzla İçin Biz Varız!